Kılıçdaroğlu, Akşener görüşmesine ilişkin konuştu: ‘Ne kırgınlık var ne şu var ne bu var’

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, parti genel merkezinde muhabirlerle bir araya geldi. Kılıçdaroğlu, Akşener’le kırgın olduklarına ilişkin yorumların hatırlatılması üzerine, “Ne kırgınlık var ne şu var ne bu var. Biz daha önce de görüşüyorduk, görüşmeyi de gayet doğal karşılamak gerekiyor” dedi.

Kılıçdaroğlu, Akşener görüşmesine ilişkin konuştu: ‘Ne kırgınlık var ne şu var ne bu var’
REKLAM ALANI
Yayınlama: 30.12.2022
1
A+
A-

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, parti genel merkezinde CHP muhabirleriyle yıl sonu değerlendirme toplantısında bir araya geldi. Bütün çabalarının güzel bir Türkiye’yi inşa etmek için olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, tüm vatandaşların yeni yılını kutladı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’le görüşmesi hatırlatılarak “Altılı masa yoluna devam edecek mi? Ortak aday, başörtüsü teklifi gibi başlıklar var. Bu başlıklarda bir anlaşma sağlandı mı?” sorusunun yöneltilmesi üzerine Kılıçdaroğlu, “Hiç endişe etmeyin altılı masa kararlılıkla, azimle yoluna devam edecek. Elbette farklı gündemler var, her bir gündemi toplandığımızda konuşarak bir karar vereceğiz, vereceğimiz karar da altılı masanın kararı olacak.” diye konuştu.

Türk siyasetinde daha önce hiç karşılaşılmayan bir süreci yaşadıklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bir araya gelip konuştuğumuz zaman, ‘Aman masa dağıldı, aman şöyle oldu, böyle oldu…’ Bir dönem hatırlarsanız, yok HDP masanın altında, yok yanında… Bunların tamamı asparagas haberler. Elbette ki farklı düşünebiliriz ama sonuçta oturuyoruz, uzlaşıyoruz. Ekiplerimiz mesela şu anda hükümet programı üzerinde çalışıyor. 6 partinin kadroları çalışıyor. Üzerinde uzlaşma sağlanamayan bölümleri kırmızıyla yazıyorlar, 6 liderin önüne koyacaklar, 6 lider oturacak uzlaşacağız. Demokrasinin olmazsa olmazı uzlaşmadır zaten. Demokrasilerde dayatma olmaz, uzlaşma olur. Farklı düşündü diye masa bölündü, dağıldı, yok böyle şeyler. Bunlar belli bir çevrenin, belli bir gücün domine ettiği, toplumu yönlendirmek istediği, kafaları bulandırmak istediği bir süreç ama biz onu büyük bir dikkatle izliyoruz.”

‘Ne kırgınlık var ne şu var ne bu var’

Kılıçdaroğlu, Akşener’le kırgın olduklarına ilişkin yorumların hatırlatılması üzerine, “Ne kırgınlık var ne şu var ne bu var. Biz daha önce de görüşüyorduk, görüşmeyi de gayet doğal karşılamak gerekiyor” dedi.

‘Ekrem Bey’in önünü kesmek istiyorlar’

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığıyla ilgili yorumlar, altılı masa içinde cumhurbaşkanı adaylığı konusunda iki farklı görüş bulunduğu haberleri ve çoklu adaya bakışıyla ilgili soru üzerine Kılıçdaroğlu, zaman zaman yaptıkları ikili görüşmelerin garipsenmemesi gerektiğini belirtti. Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

“Ekrem Bey’in önünü kesmek istiyorlar. Saray özellikle yaptığı toplantılar ve yargıyı yönlendirerek bunu yapmaya çalışıyor. Türkiye’nin iki temel gündemi var; bir, adalet. Adaletin olmadığını en çok hukukçular söylüyor. 16 milyon insan Ekrem Bey’i seçti, gayet güzel. Seçimi iptal ettirdiniz. Bir daha seçim yapıldı. Fark 800 bine çıktı, şimdi hazmedemiyorlar, nasıl o görevden alacağız diye… İstanbul’u talan ettiler, ‘Biz İstanbul’a ihanet ettik.’ diye itiraf ettiler. İhanet edilen İstanbul’un sırtına saplanan hançeri çıkarmaya çalışıyor Ekrem Bey. Adaletin olmadığı, yargının bir kişinin kontrolünde olduğu bir süreci yaşıyoruz. Yargı nasıl ipotek altındaysa TBMM’nin iradesi de ipotek altındadır. TBMM’de hırsızlık yapanın, rüşvet alanın soruşturulmaması yönünde kanun çıktı, akıl alacak gibi değil. İradesini böyle pazarlayan bir parlamento olabilir mi? Önüne konan metni okumaktan aciz bir milletvekili kitlesi var burada. Hangi maddenin hangi tehlikeleri içerdiğine dair sorgulamayan bir milletvekili kitlesi var, AK Parti ve MHP’nin milletvekilleri. Onların tek görevi var, el kaldırıp indirmek. Bu düzeni değiştireceğiz.”

‘Çoklu aday konuşulmadı ama biri gelir konuşursa konuşuruz’

İkinci temel sorunun ekonomi olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, altılı masanın irade koyduğu bu iki temel sorunun kesinlikle çözüleceğini dile getirdi.

Daha önce çoklu adaya ilişkin soruya, bu konuyu hiç konuşmadıkları yönünde yanıt verdiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Altılı masada konuşulmadı. Ama birisi gelir konuşursa konuşuruz. İlla çoklu aday olacak, tekli aday olacak değil. Şu ana kadar altılı masada cumhurbaşkanı adaylığı konusu konuşulmadı. Sadece cumhurbaşkanının nitelikleri konuşuldu ve o nitelikler bir metne bağlandı, kamuoyuyla paylaşıldı.” dedi.

‘Seçimle gelen seçimle gitmeli’

Kılıçdaroğlu, İBB’ye yönelik terör soruşturması hatırlatılarak “Bir görevden alma söz konusu olabilir mi? Bu süreç için bir planınız var mı?” sorusunu şöyle yanıtladı:

“Grup toplantısında söyledim, daha önce de ifade etmiştim, Ekrem İmamoğlu büyük lokmadır ve boğazınıza takılır. Sıradan bir olay değildir bu. Umarım ki olayı o kadar kirli boyutlara taşınmazlar. Seçimle gelenin seçimle gitmesi lazım. Seçimle gelen atanmış yargıçlar aracılığıyla gidecekse onun adı demokrasiye darbedir, insan haklarına darbedir, özgürlüklere darbedir, İstanbullulara darbedir, 16 milyon seçmenin iradesine darbedir. Biz bütün darbelere karşıyız. Darbenin kendisinin oluşturduğu hukuk sistemine de karşıyız.”

‘Hala ders almış değiller’

İstanbul seçimlerinin yenilenmesini önerdiği hatırlatılarak “Dün de Sayın Ekrem İmamoğlu yaptığı basın toplantısında bu konuda açıklamalarda bulundu ve seçimlerin zamanında yapılacağını söyledi. Bu konuda neler söylersiniz?” sorusunun yöneltilmesi üzerine Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

“Şunun için o çağrıyı yaptım, birinci seçimde Ekrem Bey kazandı, ders almadılar, ikinci seçimi yaptılar. Hala ders almış değiller. Sen atanmış, iradesi ipotek altına alınmış, vereceği karar saray tarafından görüldükten sonra mahkemede okunan bir mahkemenin arkasına sığınarak Ekrem Bey’i saf dışı bırakmak istiyorsun. Yüreğin yetiyorsa gel kardeşim bir daha seçim yapalım. Bu çağrıyı yaptım. Elbette ki seçimler zamanında yapılacak, ondan kimsenin bir endişesi yok ama Erdoğan’a her türlü fırsatı veriyorum. Boyunun ölçüsünü alsın diye veriyorum. Çünkü ben bu ülkenin vatandaşının vicdanına güveniyorum. Bu kadar haksızlığa, vicdanı olan hiç kimse ‘evet’ demez.”

Suriye hükümeti ile temas

Suriye hükümeti ile 11 yıl sonra üst düzey temas kurulmasını nasıl değerlendirdiği sorulan Kılıçdaroğlu, Suriye konusunda kendi düşüncesinin en baştan beri belli olduğunu hatta bu konuda başbakanlığı döneminde Erdoğan’a 27 Ağustos 2012’de mektup yazdığını hatırlattı.

Mektubu yazdığında “Baasçı, Esadcı” diye suçladıklarını aktaran Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

“Devleti kim iyi biliyor? Soru bir. Devleti kim iyi tanıyor? Soru iki. Türkiye’nin çıkarlarını en iyi kim savunuyor? Soru üç. Erdoğan’a açıkça ifade edeyim, senden çok daha iyi devleti ben biliyorum. Devleti çok daha iyi tanıyorum. Bu ülkenin vatandaşlarının ve Türkiye Cumhuriyeti devletinin itibarının nasıl korunması gerektiğini senden çok daha iyi biliyorum. Sen, koskoca Türkiye Cumhuriyeti devletini kişisel çıkarların uğruna yıprattın, kişisel beklentilerin üzerine yıprattın. Emperyal güçlerin Ortadoğu’daki oyuncağı oldu, bu kadar açık, bu kadar net söylüyorum. Şimdi kapı kapı dolaşıyor, ‘Acaba Esad beni nasıl kabul eder’ diye. Bir de itibar diyorlar. Bir de ‘dünya lideri’ diyorlar. Herkesin alay ettiği adamdan dünya lideri olur mu Allah aşkına? Suriye’deki 33 şehit askerimizin hesabını sordu mu acaba? Esad’a yalvarıyor, ‘benimle görüş’ diye, Esad kabul etmiyor. Putin’e gidiyor yalvarıyor. MİT Müsteşarını gönderiyor, Milli Savunma Bakanını gönderiyor, ‘Ne olursunuz bizi görüştürün’ diye. Vicdan sahibi olan herkese soruyorum, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde böyle bir konuma hiç düşmüş mü?”

Kılıçdaroğlu, Mısır’la da aynı sürecin yaşandığını söyledi.

‘Ona çok şey yaptıracağım daha’

EYT konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daha önceki açıklamalarının hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, “Erdoğan, ‘Seçimi kaybedeceğimi bilsem EYT’yi uygulamam.’ demişti. Erdoğan artık seçimi kaybedeceğini biliyor. Ona çok şey yaptıracağım daha. Çünkü devletin nasıl yönetileceğini, sorunların ne olduğunu, hangi alanlara müdahale edilmesi gerektiğini bilmiyor, benden öğreniyor. Daha ona yaptıracağım çok şey var.” diye konuştu.

“Altılı masanın cumhurbaşkanı adayı ne zaman belirlenecek?” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, “Cumhurbaşkanı adayını niye merak ediyorsunuz, kim olacak diye? En çok garipsediğim olay bu. Kim olursa olsun, altı lider niteliklerini daha önce açıkladığı bir cumhurbaşkanı adayını belirleyecek. Bu kadar basit. Sorun kişide olsa deriz ki, ‘Kişide bir sorun var.’ Sorun sistem. Bir kral gitsin, beğenmiyoruz yerine yeni bir kral getirelim. Biz böyle istemiyoruz. Biz kural istiyoruz. Kurallı bir devlet istiyoruz.” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı adayının altılı masada belirleneceğini belirterek, “Altı liderden biri aday olursa, karar verilirse o olur. Altı liderden birisi olursa ne olur, zaten masadaki görüşleri, tartışmaları bilen birisi olur. Belki artısı da olabilir o çerçeveden baktığınızda.” dedi.

​​​​​​​Kılıçdaroğlu, CHP muhabirleriyle parti genel merkezindeki yıl sonu değerlendirme toplantısında bir araya geldi.

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adaylığına yönelik üç dönem tartışması var. Altılı masanın sizi aday göstermesi durumunda Erdoğan’ı mı yoksa başka birini mi karşınızda görmek istersiniz?” sorusuna Kılıçdaroğlu, “Altılı masada bu konu hiç görüşülmedi. Görüşülmeyen bir konu hakkında benim görüş bildirmem doğru değil. Onların iradelerine saygı duymamış olurum.” yanıtını verdi.

Başörtüsüyle ilgili teklife ilişkin partinin tutumu netleşti mi? Altılı masanın gündemi olacak mı?” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, bunu aralarında konuşarak ona göre yol haritası belirleyeceklerini bildirdi.

Türkiye’nin Suriye konusunda attığı adımlara ilişkin Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

“Başka bir ülkenin Erdoğan lehine veya bir başkası lehine iç işlerimize müdahale etmesini asla doğru bulmayız. Türkiye kendi göbeğini kendi kesmek zorundadır. Böyle bir beklenti içinde saray olabilir ama biz asla bunu kabul etmeyiz ve doğru bulmayız. Bir ülkenin kendi saygınlığını korumasının temel yollarından birisi de komşusu olduğu veya olmadığı diğer ülkenin iç işlerine karışmamasıdır, kendisine yandaş yaratmamasıdır. Türkiye bütün ülkelerle dostluk içinde ilişkilerini sürdürebilir. Biz her türlü olasılığa karşılık önlemimizi alıyoruz.”

‘YSK’ya güvenmiyoruz’

Bir soru üzerine Yüksek Seçim Kuruluna (YSK) güvenmediklerini, YSK Başkanının yaptığı açıklamanın da sıradan bir açıklama olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, “Bunlar ne yapıyorlardı? Aynı zarfın içine konulan dört pusuladan birisini geçersiz sayıyor. Mucizeye bakın, iradeye bakın, üçü geçerli biri geçersiz olacak. Kargaların güldüğü bir karar verdiler. Bunlar da koca koca hakimler. Bunların hiçbirine hakim denmez, bir kişi hariç, bir namuslu kişi vardı ve o muhalefet şerhini yazdı. Ona saygı duyuyoruz. Onun dışında iradelerini pazarlamış durumdalar. Yükselmek için de iradelerini saraya pazarlayanlar var. Biz onun farkındayız.” şeklinde konuştu.

Seçim güvenliği konusunda her sandık için önlem aldıklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, bütün il ve ilçe başkanlarından seçim sandıklarında görevlendirilen kişilerin adını, soyadını ve telefonunu istediklerini söyledi. Gönüllü bir grubun her seçim sandığında görevli olduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, seçim sandığında görevli kişinin arandığını ve hangi sandıkta görevli olduğunun sorularak teyit edildiğini kaydetti. Sandık görevlilerine hangi konularda dikkatli olmaları gerektiğini söylediklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, “Var olan süreçte devleti yönetenlere güvenmediğimiz için kendi güvenliğimizi kendimiz sağlıyoruz.” dedi.

Kılıçdaroğlu, sürece büyük kentlerde barolar ve gönüllü avukatların katılacağını, bir sorun çıktığında avukatların aranarak soruna müdahil olacağını kaydetti.

Başörtüsü teklifine ilişkin bir soru üzerine Kılıçdaroğlu, “Her partinin kendi görüşü vardır, saygı duyarız. Biz bu konuda güzel bir çalışma yapıyoruz. Önümüzdeki süreçte net olarak kamuoyuna yansıyacak.” diye konuştu.

‘Tarihin bize yüklediği sorumluluk var’

Seçim sürecinin sert geçeceği uyarılarında bulundunuz. İBB’ye yapılan suçlamaları ilk adım olarak görebiliriz, iktidarın gücünü kullanarak bu tip hamlelerini artırmasını bekliyor musunuz?” sorusuna karşılık Kılıçdaroğlu, “Erdoğan germeye çalışacak süreci, biz bunun farkındayız. Her türlü hukuksuzluğu yapacak. Bunun da farkındayız. Ama biz asla ve asla demokratik kuralların dışına çıkmayacağız. Tarihin bize yüklediği sorumluluk var. Sükunetle, kararlılıkla, azimle, hukuk içinde her türlü mücadeleyi yapacağız.” dedi.

HDP’nin kapatılması davası bekliyor. Seçim takvimi kesinleştikten sonra kapatma ihtimalinden söz ediliyor. Buna yönelik bir çalışmanız var mı?” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, siyasi partilerin kapatılmasını doğru bulmadığını belirtti.

Siyasi partilerin kapatılmasının ülkeye hiçbir yarar getirmediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“HDP’yi kendilerine destek olması için ikna etmeye çalışıyorlar, ‘Cumhur İttifakı’nın içinde yer alın’ diye. HDP buna yanaşmadığı için acaba bir formül bulup kapatabilir miyiz, diyorlar. Kapatılması bir demokrasi ayıbıdır, insan hakları, siyaset ayıbıdır. 6 milyon insanın oy verdiği bir siyasi parti, dolayısıyla herkesin saygı duyması lazım. Görüşlerine katılırsınız, katılmazsınız o ayrı bir şey. Görüşlerini beğenmeyebilirsiniz, özgürce eleştirebilirsiniz ama beğenmediğim parti bana oy vermediği için ben bunu kapatacağım dediğiniz andan itibaren Türkiye, zaten olmayan demokrasi kırıntılarını da tamamen yok etmiş olacak. Kimin aracılığıyla yapıyor bunu? Siyasallaşmış yargı aracılığıyla bunlar yapılıyor maalesef.”

“İktidara gelmeniz durumunda dış politika alanında atacağınız somut adımlar neler olacak?” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, dış politikada neler yapılacağını hükümet programında açıklayacaklarını bildirdi.

‘Cumhurbaşkanı adayını var olan hukuk sistemi içerisinde belirlemek zorundayız’

Cumhurbaşkanı adayının açıklanmaması nedeniyle altılı masa hakkında toplumda negatif bir algı oluştuğu değerlendirmelerinin hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Gelen tepkilerin tümünü saygıyla karşılamak zorundayız. Siyasetçi olarak görevimiz saygı duymaktır. Niçin böyle bir tepki verdin diye özel bir eleştiri getirme hakkımız yok. Cumhurbaşkanı adaylığı üzerine odaklanmak son derece yanlış, asıl odaklanmamız gereken sistemdir. Bu sistemin değişmesi lazım. Sistemi değiştirecek irade altılı masa. Cumhurbaşkanı adayını da doğal olarak var olan hukuk sistemi içerisinde belirlemek zorundayız. Onun da nasıl biri olması gerektiğini de kamuoyuyla paylaştık. Altı liderden biri aday olursa, karar verilirse o olur. Tamamen altı liderin ortak kararına bağlı. Bu konu masada da hiç görüşülmedi. Dolayısıyla görüşülmeyen bir konu hakkında düşüncemi ifade etmem doğru değil. Altı liderden birisi olursa ne olur? Zaten masadaki görüşleri, tartışmaları bilen birisi olur. Belki artısı da olabilir o çerçeveden baktığınızda.”

Altılı masadaki liderlerden biri cumhurbaşkanı adayı olursa partisinin genel başkanlığından istifa edecek mi?” sorusuna Kılıçdaroğlu, “O konu da hiç görüşülmedi. Görüşüldüğü zaman parlamenter sisteme geçişin yol haritasında belirleyeceğiz nasıl olmalıdır diye. O çerçevede o da aydınlığa kavuşmuş olacak.” dedi.

“Kamuoyunda oluşan ‘İmamoğlu hem iktidarın hem muhalefetin rakibidir’ görüşüyle ilgili değerlendirmeniz nedir?” sorusuna Kılıçdaroğlu, şu yanıtı verdi:

“Sayın İmamoğlu görevinin başında. İktidarın İmamoğlu’na karşı hıncı var İstanbul’u kaybettiği için. Normal hukukun çalışmadığı bir ortamdayız, her türlü iftiranın atıldığı bir ortamdayız. Hukuk sisteminin ayaklar altına alındığı, bir kişiyi nasıl başarısız kılabiliriz arayışına girildiği… Bir iktidar, bir ittifak tümüyle odaklanmış, İstanbul’u nasıl ele geçirebiliriz arayışı içindeler. Tam yüz karası bir olay. O kadar yalanlar iftiralar var ki.”

‘Devlette liyakat sistemi uygulayacağımıza söz verdik’

“Altılı masadan bir aday çıktığında ‘devletin kritik noktalarındaki bürokraside bulunacak kişiler şu olacak’ diye mi çıkacaksınız? Bunun takvimi ne zaman belli olacak?” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, nereye gitseler altılı masa adayının kendilerine de sorulduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, kendi düşüncesinin ise sistemi tartışmak olduğunu dile getirdi.

Son üç yıldır daha iddialı konuştuğunun hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, “Evet doğru. Çünkü iyi bir altyapı çalışması oluşturduk, hem siyaset dünyasında hem akademik dünyada neyi nasıl çözeceğimiz konusunda. Sadece eleştiri kültürü üzerinden değil sorunların nasıl çözüleceği konusunda da elimizden gelen her türlü çabayı dillendirmeye çalıştık.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bürokraside atamalara ilişkin soru üzerine de Kılıçdaroğlu, parlamenter sisteme geçişin yol haritasında bunların konuşulacağını söyledi. Bu konuyla ilgili çalışma yapıldığını, biraz daha olgunlaşmasını beklediklerini belirten Kılıçdaroğlu, “Ben istediğim kişiyi istediğim yere tayin ederim anlayışından tamamen uzak, devlette liyakat sistemi uygulayacağımıza söz verdik. Bütün liderler söz verdiler.” ifadesini kullandı.

‘Erdoğan’ın adaylığını tartışmaya açmayacağız’

Seçimin erkene çekilmesi konusundaki soru üzerine Kılıçdaroğlu, “Seçimin erkene çekilmesine dedik ki, 6 Nisan’a kadar yapıyorsanız adı erken seçim olur. 6 Nisan’dan sonra yapıyorsanız artık zaten hazirana ne kaldı? Erken seçim olmaz. O zaman sizin elinizde, istiyorsanız Meclisi feshedersiniz seçimi yaparsınız.” dedi.

“Saraçhane sürecinden sonra İYİ Parti ile CHP arasında karşılıklı söz düelloları yaşandı. Meral Hanım ile aynı masadayken biraz suratlar asıktı. Kırgınlık var mı?” sorusuna Kılıçdaroğlu, “Saraçhane sürecinde yurt dışındaydım, sosyal medyada eleştirenler oldu. Olur tabii, Türkiye’de herkes bağımsız düşüncesini ifade eder. Buna saygı göstermek lazım. Suratlarımız asık değil aslında. Biraz ciddi durmuşuz. Son derece güzel, keyifli sohbetimiz oldu. Sohbet sadece Türkiye bağlamında değil pek çok alanda görüş alışverişinde bulunduk.” diye konuştu.

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tekrar aday olmasını tartışmaya açacak mısınız?” sorusuna Kılıçdaroğlu, “Erdoğan’ın adaylığını tartışmaya açmayacağız. Onu hukukçular açacak. Biz tartışmaya açsak ne olacak? YSK Erdoğan’ın emrinde, ne dersek diyelim Erdoğan’ın ettiği telefona göre onlar karar verecek. Yargının iradesinin sarayın ipoteği altında olduğunu biliyoruz. Orada görev yapan, saraydan talimat alıp karar veren hakimlere hakim demiyoruz. Onlara seçilmiş hakimler, seyyar hakimler ve seyyar mahkemeler.” yanıtını verdi.

“Bir önceki Cumhurbaşkanı adayınız Muharrem İnce’nin ‘Ben 50 gün kala açıklandım. Seçimi kaybetmemin en büyük sebebi bu olabilir.’ eleştirisi vardı. Altılı masada aday açıklamada geç kalıyoruz diye bir endişe var mı?” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, “O dönemle bu dönemi karşılaştırmak doğru değil. O dönem çok farklı bir dönem, bu dönem çok farklı bir dönem. Burada altı lider bir aradayız. Altı lider Türkiye’nin geleceği konusunda endişeleri gidermek, topluma umut vermek için çalışıyoruz.” diye konuştu.

‘İki belediye başkanımız görevlerinin başında’

CHP’de 40 il başkanının milletvekili aday adaylığı için istifasını sunduğunun hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, Merkez Yönetim Kurulu’nun buralara süratle atamaları yapacağını söyledi.

Adaylık tartışmasında sizinle birlikte ismi en çok geçen iki belediye başkanı Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş. Cumhurbaşkanı adaylığı formülünde Ekrem ve Mansur Bey var mı yok mu?” sorusuna karşılık Kılıçdaroğlu, “İki belediye başkanımız görevlerinin başında ve çalışıyorlar. Cumhurbaşkanı adayını belirleyecek olan da altılı masa. Dilimizde tüy bitti. Altı lider bir arada cumhurbaşkanı adayını belirleyeceğiz. Kim olacak, oturacağız, konuşacağız, tartışacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

‘Meclis Başkanı iradesini saraya ipotek etmiştir’

“TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Erdoğan’ı Nobel barış ödülüne aday göstereceğini açıkladı, destekler misiniz?” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, “Bence çok iyi olur. Meclis Başkanı’nın bağımsız iradesi var mı? Yok. Erdoğan demiştir. ‘Ya sen şöyle bir konuşma yap da, belki birileri duyar’ diye. Parlamentoda görev yapan Meclis Başkanı iradesini saraya ipotek etmiştir. Meclisin itibarı yerlerde sürünüyorsa bunun sorumlularından birisi de Meclis Başkanı’dır.” dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Yeni yılı nasıl karşılayacaksınız?” sorusu üzerine, yılbaşını büyük olasılıkla evde geçireceğini söyledi.

Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.